48 SAATTE ADALET: CAS'IN DÜNYA KUPASI AD HOC DAİRESİ VE BALOGUN KIRMIZI KART TARTIŞMASI

48 SAATTE ADALET: CAS'IN DÜNYA KUPASI AD HOC DAİRESİ VE BALOGUN KIRMIZI KART TARTIŞMASI


2026 FIFA Dünya Kupası, ABD, Meksika ve Kanada'da 48 takımla tarihin en büyük ve en karmaşık turnuvasını oluştururken, sahadaki mücadelenin gölgesinde bir başka mücadele daha yürüyor: hukuki mücadele. 


Spor Tahkim Mahkemesi'nin (CAS) adeta sahaya kurduğu Ad Hoc Dairesi, 11 Haziran'da başlayan ve 19 Temmuz'da sona erecek turnuva boyunca turnuvayla bağlantılı acil uyuşmazlıkları 48 saat içinde bağlayıcı karar vermek üzere oluşturulmuştur. Bu mekanizma, geçtiğimiz hafta yaşanan somut bir olay olan ABD Milli Takımı'nın golcüsü Folarin Balogun'un Bosna-Hersek maçında gördüğü kırmızı kart sonrası ortaya çıkan itiraz tartışmasıyla yeniden gündeme gelmiştir. Bu makale hem CAS'ın özel tahkim sisteminin işleyişini hem de bu sistemin sınırlarını, güncel örnekler üzerinden ele almaktadır.


Ad Hoc Dairesi'nin Kökeni ve 2026 Kuralları


CAS Ad Hoc Dairesi, ilk kez 1996 Atlanta Olimpiyatları için kurulmuştur. Ad Hoc Dairesi'nin kuruluş amacı, olağan yargılama veya tahkim süreçlerinin turnuva takvimiyle bağdaşmayan süresi nedeniyle ortaya çıkan acil spor uyuşmazlıklarını kısa süre içinde karara bağlamaktır. Çünkü bir sporcunun kritik bir müsabakayı kaçırmasından veya takımın turnuvadan elenmesinden sonra verilen kararın fiili bir değeri kalmamaktadır. Sporun dinamizmiyle uyumlu görülen bu tahkim modeli daha sonra diğer büyük organizasyonlara, özellikle FIFA Dünya Kupası'na da uyarlanmıştır. Bu bağlamda Dünya Kupası için ilk özel CAS dairesi 2006 Almanya turnuvasında kurulmuştur.


FIFA Dünya Kupası için kurulan bu tahkim modeli, olimpiyat tahkim modelinin aksine Dünya Kupası’na ilişkin başvurunun alınmasından itibaren 48 saatlik bir süre tanımaktadır. Bu süre olimpiyat tahkim modelinde 24 saat olarak belirlenmiştir. Bu süre farklılığının temel nedeni, futbola özgü uyuşmazlıkların karmaşıklığından kaynaklanmaktadır. Zira futbol özelinde; FIFA yönetmelikleri, disiplin kuralları, uygunluk şartları, üye federasyonlar, kulüpler ve turnuvaya özgü usullerin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.


2026 Dünya Kupası'na uygulanan CAS Tahkim Kuralları ise Uluslararası Spor Tahkim Konseyi (ICAS) tarafından 13 Nisan 2026'da kabul edilmiş olup yalnızca 11 Haziran - 19 Temmuz 2026 tarihleri arasında ortaya çıkan uyuşmazlıklara uygulanacaktır. Bahse konu kurallar turnuvanın sona ermesiyle birlikte kendiliğinden yürürlükten kalkacaktır. Tahkim yeri İsviçre'nin Lozan kentidir. Tahkimde öncelikli olarak FIFA yönetmelikleri, ardından tamamlayıcı hukuk olarak İsviçre hukuku uygulanacaktır. Verilen karar, kesin ve bağlayıcıdır; olağan bir itiraz yolu bulunmamaktadır.


Arbitration Rules For The FIFA World Cup 26tm Final Competition’da yer alan düzenlemelere göre; başvurular elektronik olarak CAS Sekretaryası'na yapılacaktır. Taraflara hakem seçme hakkı tanınmayacak olup bunun yerine CAS Başkanı, CAS'ın futbol listesinden tek hakem ya da üç kişilik bir panel ataması yapacağı düzenlenmiştir. Bu düzenlemenin, tarafların hakem seçme sürecinin sistemin hızını yavaşlatacağı gerekçesiyle uygun bulunduğu kanaatindeyiz. Yanı sıra tahkime ilişkin duruşmaların video konferans ya da telefonla yapılabilmesi ve hatta dosyanın yeterli bulunması halinde duruşma yapılmadan karar verilebilmesi mümkündür. 


2022 Katar kurallarıyla karşılaştırıldığında, 2026 kurallarında üç önemli değişiklik göze çarpmaktadır. Birincisi, 1. madde artık "katılımcı FIFA üyesi federasyonların" menfaatlerini açıkça tanıyor olmasıdır. 2022 kurallarında yalnızca sporcuların ve sporun menfaatinden söz edilmekteydi. İkincisi, "Ulusal Federasyonlar" terimi yerini "katılımcı federasyonlar" ifadesine bırakmış olmasıdır. Bu husus 48 takımlı genişletilmiş turnuvada hangi kurumların Ad Hoc Daire'ye erişebileceğini daha net şekilde tanımlamaktadır. Üçüncüsü, kararın gerekçesi açıklanmadan önce bildirilecek kısmı tanımlarken artık "kararın hüküm fıkrası" ifadesinin kullanılmasıdır. 


Balogun Örneği: Ad Hoc Daire Her Şeye Bakabilir mi?


Geçtiğimiz hafta yaşanan somut olay, bu sistemin sınırlarını gözler önüne sermiştir. ABD Milli Takımı forveti Folarin Balogun, Bosna-Hersek'i 2-0 yendikleri maçta ilk golü attıktan sonra ilk yarının ortalarında doğrudan kırmızı kart görerek oyun dışı kaldı. ABD, sayısal üstünlüğe rağmen maçı kazanıp son 16 turuna yükseldi, ancak dünya sıralamasında 10. sıradaki Belçika'ya karşı yıldız oyuncusundan mahrum çıkma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. 


Taraftarlar, İngiltere Premier Lig'i ya da UEFA Şampiyonlar Ligi gibi kulüp organizasyonlarında olduğu gibi kırmızı kartın itiraz yoluyla iptal edilebileceğini düşünmekteydi. Ancak FIFA, yaptığı açıklama ile Dünya Kupası maçlarında verilen kırmızı kartlara itiraz edilemediğini belirtmiştir. Nitekim FIFA'nın 2026 Dünya Kupası yönetmeliğinin 9.6 maddesi açıkça şunu belirtmektedir: Hakemin oyunla ilgili maddi olaylara ilişkin kararlarına karşı hiçbir itiraz yapılamaz. Bu tür kararlar, FIFA Disiplin Talimatı'nda aksi belirtilmedikçe kesindir ve itiraza tabi değildir.


Bu durum, CAS Ad Hoc Dairesi'nin teorik olarak devreye girebileceği ama pratikte bunu yapmasının son derece zor olduğu bir alan olan saha içi kararlara ilişkin kamuoyunda tartışma başlatmıştır. CAS, tarihsel olarak hakem kararlarına, VAR müdahalelerine ve benzeri "oyun alanı" kararlarına müdahale etmekten kaçınmaktadır; ancak kötü niyet, yolsuzluk ya da temel bir usul ihlali gibi istisnai durumlarda bu görüşten uzaklaşıldığı görülmüştür. Nitekim 2022 Katar'daki Fransa-Tunus maçında Antoine Griezmann'ın uzatma dakikalarında VAR kararıyla iptal edilen golüne ilişkin Fransız Federasyonu'nun FIFA'ya yaptığı resmi başvuru, bu sınırın açık bir örneğidir ve FIFA’nın şikâyeti reddetmesi ile sonuçlanmıştır. Ancak konu CAS incelemesine konu olmamıştır.


Kurumsal Uyuşmazlıklar: Ekvador ve Meksika Örnekleri


Ad Hoc Daire dışında, olağan CAS temyiz sürecinde görülen davalar da Dünya Kupası hukukunun kurumsal bakış açışı hakkında fikir vermektedir. Şili ve Peru Federasyonları, Ekvador'un Katar 2022 elemelerinde Byron Castillo'yu usulsüz vatandaşlık belgeleriyle sahaya sürdüğüne ilişkin bir iddiada bulunmuştu. (CAS 2022/A/9175 ve 9176). CAS, Castillo'nun Ekvador vatandaşlığının yetkili makamlarca tanındığı gerekçesiyle oyuncunun müsabakalarda oynama uygunluğunu kabul etmiştir ve Ekvador'un turnuvadaki yeri bu şekilde korumuştur. Ancak sahte belge kullanımı nedeniyle ilgili federasyonu 100.000 İsviçre Frangı para cezası ve 2026 elemelerinde uygulanan üç puanlık düşme cezasına hükmetmiştir.


Benzer şekilde, bu yıl düzenlenen turnuva başlamadan dokuz gün önce 2 Haziran 2026 tarihinde CAS, Meksika Futbol Federasyonu'na (FMF) taraftarların homofobik tezahüratları nedeniyle uygulanan FIFA cezalarını incelemiştir. (CAS 2025/A/11268 ve 11512). Bu inceleme neticesinde CAS, para cezalarını tamamen onamıştır. Ancak stadyum kapatma cezası orantısız bulunarak kaldırılmasına karar verilmiştir. Bu karardan yapılacak ön önemli çıkarım ise federasyonların taraftarlarının davranışlarından doğrudan sorumlu olduğu fakat ihlal sabit olsa dahi CAS’ın cezaların orantılılığını denetlemeye devam edeceğidir.


Olimpiyat Örnekleri: Hız ve Risk


Ad Hoc sisteminin hızının en çarpıcı örnekleri Olimpiyat süreçlerinde yaşanmaktadır. Bunlardan en akılda kalıcı olanları; 2012 Londra Olimpiyatları’nda, Joseph Ward v. IOC, AIBA & ANOC davasında başvurudan saatler sonra bağlayıcı bir karar verilmesi ile aynı yıl bir yelken uyuşmazlığının, yarış başlamadan önce sadece 3 saat 45 dakikada karara bağlanmasıdır. 2024 Paris Olimpiyatları’nda yaşanan Romanya Cimnastik Federasyonu ile Jordan Chiles arasındaki bronz madalya uyuşmazlığı ise tahkimin baskı altında nasıl yanlış gidebileceğine dair en somut örneklerden biri olmuştur. CAS, somut olaya ilişkin hızlı bir kararla FIG'in bir dakikalık süresini 4 saniye geçtiğine karar vererek Chiles'ın madalyasını iptal etmiştir. Ancak İsviçre Federal Mahkemesi, CAS kararını zamanlama değerlendirmesi nedeniyle değil, Chiles'a savunma hakkının usulüne uygun şekilde tanınmamış olması nedeniyle bozmuştur.


Sonuç


CAS Ad Hoc Dairesi, geçici, sıkıştırılmış ve istisnai bir yapı olsa da, verdiği kararlar anında sportif sonuçlar doğurabilmektedir. Bu modelin uygulandığı turnuvalara bakıldığında ise yapılan birtakım değişiklikler olsa da sistemin temel mimarisinin değişmediği görülmektedir. Yapılan değişiklikler ile katılımcı federasyonların açıkça tanınması, Dünya Kupası uyuşmazlıklarının yalnızca bireysel sporcuları değil, kurumsal, rekabetçi ve ulusal boyutları da kapsadığı hususlarında netlik kazandırılmıştır. Balogun örneği ise bize en hızlı adalet mekanizması bile, hakemin sahadaki takdir yetkisinin önünde duramayacağını hatırlatmaktadır. Buna karşılık spor hukukunda saha içi kararların dokunulmazlığı ile saha dışı disiplin ve uygunluk kararlarının yargısal denetimi arasındaki sınırın, 2026 Dünya Kupası boyunca yeniden tartışılmaya devam edeceği anlaşılmaktadır.


İrem ERTAÇ & Gizem ADIGÜZEL ÖZMEN

Benzer Makaleler